Çocuklar arası cinsel taciz

Ağustos 18, 2020 - Okuma süresi: 5 dakika

Genellikle çocuklara yönelik cinsel taciz vakalarını duyarız ve hepimiz çocuklarımızı korumaya çalışırız. Ancak son yıllarda çocuğa yönelik taciz olayları hepimizi sarsan bir şekilde yön değiştirmeye başladı. Çocuğa yönelik taciz, çocuğun çocuğa yönelik tacizi olarak gündeme geldi.

- Geçmişte yani bundan 15-20 yıl kadar önce çocukluk çağları dediğimizde 16-17 yaşlara kadar olan süreci anlardık. Sonrasında ergenlik ve genç erişkinlik diye bilirdik. Ancak son yıllarda çevresel etkenler ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak ergenlik 9-10 yaşlara kadar düştü. Hatta 7 yaşında erken ergenlik nedeniyle tedavi gören çocuklar var.

- Baktığınızda bu çocuklar yine çocuk ama hormonal ve duygusal açıdan ergenlikteler. Bu da, cinsel hormonların da faaliyete geçtiği anlamına geliyor. Bu süreçte çevresel faktörleri de dikkate almak gerekiyor elbette.

- Eskiden çocukların masumiyetini korumak ve onları yetişkinlerin sapkın cinsel dürtülerinden sakınmak gibi bir sorunla baş etmeye çalışırken, şimdi çocuğu çocuktan korumak zorunda kalıyoruz. Bu iki kat artan tehlike demek aslında. 

Çocuklar okulda, sokakta, evde, arkadaş ortamında beraberler. Akran çocuklar arası veya yaşı biraz daha büyük çocuk ve ergenlerin daha küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel eylemleri oldukça tehlikeli bir hale geldi. Çocuklar arası cinsel merak ve ilgi değişen ve gelişen hormonal yapıları nedeniyle doğal karşılanmalı. Ancak bu merak arkadaşına yönelik eyleme döküldüğünde durum taciz olarak tanımlanabiliyor.

Peki ne oluyor da çocuklar arkadaşlarına karşı cinsel eylemlere yöneliyorlar?

- Çocuklar bizim anlamadığımız kadar hızlı bir değişim geçiriyorlar aslında. Özellikle son yıllardaki hormonlu gıdaların ve giderek bozulan çevresel şartların da bunda payının olduğu araştırma verileriyle ortada.

-Bunun dışında anne baba ilişkisi ve aile tutumları çok önemli: Arkadaşını taciz eden her çocuk kişilik bozukluğu yaşayan ya da olumsuz aile koşullarında büyümüş çocuk değildir.

Çocuklar için çevrelerinde gördükleri ve duydukları şeylerin onlar için model oluşturacağını bilmek gerekiyor. O nedenle doğru anne baba tutumları, sağlıklı aile ortamı ve çocukla açık iletişim diye ısrarla vurguluyoruz. Çocuklara mahremiyet duygusunu erken yaşlarda vermek, hem onun mahremiyetine saygı duymak hem de kendi mahremiyetimizi korumak zorundayız. 

Toplum olarak cinselliğe bakış açımızın da ikiyüzlü olduğunu kabul etmek gerekiyor.

- Çocuklara ve gençlere sağlıklı bir cinsel eğitim verilmeli. Cinsellik bizim gibi içe kapalı toplumlarda hala bir tabu olarak görülüyor, ayıp, yasak, günah kavramları ile etiketleniyorken, yazılı ve görsel medyada durum böyle değil.

- Neredeyse her dizide yakın akrabalar arasında bile yaşanan karışık ilişkiler, bizi biz yapan akrabalık ve aile kavramlarımıza ters değil mi? Çocuklar sağlıksız, saldırgan, olumsuz örneklerle özdeşim kurmamalı.

- Üstelik yetişkinlerin cinsel taciz ve tecavüz haberleri her gün gündemi oluşturan en önemli olaylar arasında yer alıyor Bu bile bir risk.

- Akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar ve sosyal ağlar olarak bilinen paylaşım platformları yoluyla her an her türlü bilgiye ulaşabiliyorlar. Bu da merak duygularını ve özdeşim kurduğu sağlıksız modelleri hayata geçirmeleri için teşvik edici nitelik kazandırıyor.

-Aile içinde şiddet gören ya da tacize uğrayan çocukların bu tür bir eyleme yönelebileceğini göz önünde bulundurmak gerek.

Hepsinden öte asıl bilinmesi gereken şu ki, çocuklar bazı şeyleri erkenden öğrenebilirler ama bu öğrendiklerinin ahlaki muhakemesini yapacak düzeyde bir gelişim düzeyinde olamayabilirler. Çocuk ekranlarda gördüğünü, duyduğunu, arkadaşıyla denemek isteyebilir, zor kullanarak uygulayabilir de… Ama bu eylemin nelere yol açabileceğine dair kesin bir yargısı oluşmamıştır. Bilişsel anlamda o olgunluğa henüz ulaşmamıştır. Onun için yaptığı şey sadece hormonlarının etkisiyle harekete geçmektir. Çocuklar öfke ve cinsellik gibi duygularını kontrol altına alamazlar, genellikle dürtüleriyle harekete geçerler.Dolayısıyla çocuğun çocuğa yönelik cinsel tacizini sapkınlık olarak nitelemeden önce, ortam şartlarını değerlendirmek ve çocuğun henüz bilişsel gelişimini tamamlamamış bir birey olduğunu unutmamak gerekiyor.

Uzman psikolog Serap Duygulu


Hangi Çocuklar Taciz Ediliyor?

Ağustos 17, 2020 - Okuma süresi: 2 dakika

“Çocuklar en çok kendi aileleri içindeki yetişkinler ya da ebeveynlerinin sosyal çevrelerindeki yetişkinler tarafından tacize uğrama riski altında. Çocuk tacizcilerinin yüzde 90’ı kendi aileleri içindeki çocukları ya da iyi bilip, tanıdıkları çocukları taciz ediyorlar. Ayrıca, araştırmaların gösterdiğine göre risk herkes için geçerli: Çocuk tacizcileri toplumun her kesiminde mevcut, bu nedenle toplumun her kesimindeki çocuklar taciz riski altında.

Tacizciler hangi çocukları hedef alıyor?

AİLEDEKİ ÇOCUKLAR

Biyolojik çocukları 19%

Üvey çocukları ya da evlat edindikleri çocuklar 30%

Kız kardeş ya da erkek kardeşler 12%

Erkek, kız yeğenler 18%

Torunlar 5%

YAKIN ÇEVRELERİNDEKİ ÇOCUKLAR

Bakılması için emanet edilen çocuk 5%

Komşu ya da arkadaş çocuğu 40%

TAMAMEN YABANCI ÇOCUKLAR

Yabancı (tanıdık olmayan) çocuklar 10%


Çocuklarda tacizin 9 belirtisi

Ağustos 17, 2020 - Okuma süresi: ~1 dakika

Uzmanlara göre başlıca taciz belirtileri şunlar:

    Uyku sorunu ve karanlıktan korkma.

    Sık sık kabus görme, aşırı derecede canavar ya da görünmeyen nesnelere ilişkin korku.

    İştah azalması.

    Ortada bir neden yokken sürekli karın ağrısı şikayeti.

    Ruh halinin aniden değişmesi, durup dururken öfkelenme ya da başka tepki verme.

    Bazı insanlara karşı korku ve onlarla yalnız kalmama isteği.

    Biraz büyük yaştaki çocuklarda yatağa işeme, parmağını emme ve sadece tanıdığı kişilerle iletişim kurma.

    Başka bir yetişkinle olan sırrını açıklamayı reddetme. Sürekli yeni ve kendinden oldukça yaşlı arkadaşından bahsetme.

    Çocuğun aniden bol miktarda harçlığının olması.


Cinsel istismar durumunda çocuğu koruyan yetişkinler veya kurumlar yargı sürecinin iyi işlemesi için ne yapmalı?

Ağustos 17, 2020 - Okuma süresi: 3 dakika

Çocuğun vücuduna organ sokmak suretiyle istismar edilmesi halinde ilk 24 saat çok önemlidir. Bu süre geçtikten sonra ve zaman geçtikçe, çocuğun idrarını yapması gibi ihtiyaçlarını giderdikçe, banyo yapınca genital bulguların birçoğu kaybolacağından vakit kaybedilmemelidir. Bu nedenle öğrenmeden itibaren zaman kaybetmeksizin tercihen savcılığa suç duyurusu yapmak üzere başvuru yapılmalıdır.

Mesai saatleri dışında ise ve savcılığa ulaşımı güçse kendi oturduğu semtin bağlı bulunduğu karakola başvurularak suç duyurusunda bulunulmalıdır. Karakolda başvuru üzerine zaman kaybetmeden çocuğun Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) kendi rızasını da alarak muayenesinin yapılması gereklidir.

Çocuğun istismar edildiği sırada üzerinde bulunan iç çamaşırı ve kıyafetlerin de yanında getirilerek Adli Tıp Kurumu'nda inceleme yapılmak üzere adli makamlara verilmesi önemlidir.

Çocuğun ifadesi nasıl alınır?

Çocuğun ifadesinin ÇİM’de alınması esastır. Bu süreçte çocuğun veya ailesinin bir avukatı yoksa çocuğa barodan ücretsiz bir avukat atanmaktadır.

Cinsel istismar mağduru çocuğa ÇİM sürecinde psikolojik destek alması konusunda yönlendirme yapılmamışsa, çocuk hakkında sağlık tedbiri alınması bakımından çocuk savcılığına, çocuk polisine veya çocuk mahkemesine ihbarda bulunulabilir.

ÇİM olmayan illerde yukarıda belirtilen süreç Çocuk Şube Müdürlükleri’nde yapılmalı. Çocuk beyanı mutlaka yasa gereği sesli ve görüntülü kayda alınmalıdır.

Bu konuda ne yapacağını bilemeyen kişiler için, hukuki süreç konusunda danışabilecekleri kamu kurumları ve özel merkezler var mı?

Ne yapacağını bilemeyen kişiler Alo 183 telefon hattını arayabilirler. Bulundukları illerde baro çocuk hakları komisyonu, insan hakları komisyonu veya kadın hakları komisyonlarına başvurup destek talep edebilirler.

Marmara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi Çocuk Koruma Birimleri gibi üniversitelere bağlı Çocuk Koruma merkezleri var. Bu merkezlerden tedavi ve rehabilitasyona ilişkin destek alınabilmektedir. Ancak Türkiye genelinde bu ve benzeri merkezlere ciddi sayıda ihtiyaç duyulmaktadır.

ÇAÇAV (www.cacav.net) Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı (www.ctcs-mucadele.net) üyeleri ile iletişime geçilip yapılabilecekler konusunda danışmanlık alabilirler.

avcılıkta izlenecek adımlar nedir?

Cinsel istismar dosyalarının soruşturma aşaması titizlikle yürütüldüğünde o dosyada cezasızlık oranı ciddi oranda azalmakta hatta bazen kalkabilmektedir. Bu nedenle savcıların kanaatimce olay yeri incelemesi yapmaktan kaçınmaması veya bu yönde talimat vermesi önemli.

Mağdur çocuğun ifadesini alırken mümkün olduğunca örselemeyecek sorular yöneltilmeli ve ifade kamera kaydına alınmalıdır.

Ayrıca şüpheli kamu kurumunda çocuklarla ilişkili bir meslek sahibiyse derhal kuruma bildirimde bulunulmalıdır.


Çocuklara en çok tanıdık ve akraba tacizi

Ağustos 17, 2020 - Okuma süresi: 3 dakika

Çocuklara cinsel istismarda bulunanların yüzde 89’unun tanıdık veya akraba olduğu belirlendi... 

Bir araştırma, adli makamlar tarafından cinsel istismara maruz kaldığı tespit edilerek psikiyatri kliniklerine gönderilen çocukların, en çok akrabaları ya da tanıdıkları tarafından tacize uğradığını, çoğunlukla tehditle susturulduklarını ortaya koydu.

Samsun’daki Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’ne başvuran ve en küçüğü 4 yaşında olan cinsel taciz mağdurlarını inceleyen Yard. Doç. Dr. Seher Akbaş, Yard. Doç. Dr. Ahmet Turla, Yard. Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, Yard. Doç. Dr. Ömer Büke, Dr. Ahmet Senses, Dr. Melih Nuri Karakurt ve Dr. Gökçe Nur Taşdemir, çocuklar üzerindeki ruhsal ve bedensel zararları araştırdı.

4 yıllık araştırma

Araştırma, “Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniği”ne Aralık 2004-Nisan 2008 tarihleri arasında “cinsel istismara uğradığı” iddiasıyla başvuran 4-18 yaş arası 72 çocuğu kapsadı.

Yüzde 72.2’si kız olan çocukların ailelerinin çoğunlukla ilköğretim mezunu ve düşük ekonomik gelire sahip olduğu görüldü. Kızların yüzde 50’sinin, erkeklerin ise yüzde 25’inin beden muayenesinde bulguya rastlandı.

Tacizcinin nasıl bulunduğuna bakıldığında, çocukların yüzde 41.7’sinin kendisinin söylediği belirlenirken, yüzde 29.2’si başkasının tanık olmasıyla, yüzde 15.3’ü başkasının şüphelenmesiyle, yüzde 13.9’u ise polis tarafından bulunmasıyla ortaya çıktı.

Araştırmada ayrıca çocukların yüzde 40.3’ünün bir kez, yüzde 59.7’sinin ise birden fazla tacize uğradığı görüldü. Çocukların yüzde 9.7’si birden çok kişi tarafından istismara uğrarken, yüzde 97.2’si tehdit edilerek, yüzde 27.8’si armağan verilerek kandırıldı.

Sadece yüzde 11’i yabancı

Mağdurların yüzde 88.9’u akraba veya tanıdık birinin saldırısına uğradı. Tacizcilerin yüzde 66.7’sinin tanıdık, yüzde 22.2’sinin akraba, yüzde 15.3’ünün birlikte yaşanılan akrabalar olduğu belirlendi. Tacizcilerin sadece 11.1’i yabancı çıktı.

Çocukların tümünde psikiyatrik bulgu tespit edildi. Çocukların yüzde 51’inde depresif bozukluk, sadece kız çocuklarda ise yüzde 13 oranında intihar girişimi belirlendi.


Hakkımızda

Tacizvar.org sitesi sizlerin başınıza gelen tacizlere bir çözüm üretmek, süreç boyunca yanınızda destek olmak ve bu konuda başkalarının başına da benzer şeyler gelmesine engel olmak için oluşturulmuştur. Size rehberlik amacında kurulan bu sitede paylaşımlarınızı ispatlanabilecek şekilde ve kişilerin haklarını dikkate alarak yazmanızı, süreç sonrasında da tecrübelerinizi paylaşmaya önem vermelisiniz.