Telefonla Cinsel Taciz Suçu

Ağustos 18, 2020 - Okuma süresi: 8 dakika

YARGITAY CEZA GENEL KURULU KARARI

ESAS NO : 2013/14-429

KARAR NO: 2015/34

Telefonla cinsel taciz suçu, en sık işlenen cinsel taciz suçu şeklidir. Cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanığın eyleminin kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 123/1, 53/1 ve 58/6. maddeleri uyarınca altı ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

KARAR : Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eylemlerinin kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu mu, yoksa zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu mu oluşturacağının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Katılanın ev telefonundan sürekli aranıp bir kısım sözler söylenmek suretiyle rahatsız edildiği, eşinin evlerini arayan numarayı tespit ettiği, olay tarihinde ankesörlü telefon hizmeti veren bir yerden aranması üzerine, eşinin sanığı telefon ederken yakaladığı, sanığın benzer şekilde işlemiş bulunduğu cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak suçlarından, tekerrüre esas teşkil edebilecek nitelikte çok sayıda sabıkasının bulunduğu, tesbit edilmiş olup,

Katılan; yaklaşık dört aydır ismini bilmediği bir şahsın telefonla kendisini günde iki üç kere arayıp cinsel tacizde bulunduğunu, olay günü eşinin evde olmadığı bir saatte arayarak; “evde misin canım, seni çok özledim eve geliyorum” şeklinde sözler söylediğini, durumu eşine bildirdiğini, bir saat sonra tekrar aradığını, numarayı tespit eden eşinin de sanığı telefon ederken yakaladığını, olay nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu, eşi ile ayrılma aşamasına geldiğini beyan etmiş,

Tanık F. K.; tanımadığı bir kişinin sürekli evini arayıp eşini rahatsız ettiğini, telefonunun arayan numaraları gösterdiğini, olay günü tekrar araması üzerine eşinden sanığı konuşturmasını istediğini, ankesörlü telefon hizmeti veren bir işyerinden aradığını belirleyip sanığı söz konusu yerde yakaladığını, sanığa neden eşini aradığını sorduğunda; “benim böyle bir hastalığım var, ararım” şeklinde karşılık verdiğini belirtmiş,

Sanık kollukta; olay günü ankesörlü telefondan tesadüfen belirlediği birkaç numarayı aradığını, bunlar arasında daha önce dört beş kez aradığı bir numaranın bulunduğunu, ismini bilmediği bayanın telefonu açıp; “evde kimse yok, konuşabiliriz” dediğini, konuştukları sırada iki kişinin içeri girdiğini, telefon numarasını nereden bulduğunu sorduklarını, şahıslara numarayı tesadüfen aradığını söylediğini, ardından kendisini dövdüklerini anlatmış,

Duruşmada ise; önceki ifadesini kabul etmediğini, katılanı tanımadığını, telefonunu tesadüfen aradığını, yarım saat konuştuklarını, şikâyetçinin kendisini tanıyormuş gibi konuşup evine davet ettiğini, şikâyetçiye; “orada olmaz çarşıda buluşalım, geçerken uğrarım” şeklinde sözler söylediğini, ancak “eve gelirim” demediğini, başka bir söz söylemediğini savunmuştur.

Türk Ceza Kanununun “cinsel taciz” başlıklı 105. maddesi;

“1 ) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur.

2 ) Bu fiiller; hiyerarşi, hizmet veya eğitim ve öğretim ilişkisinden ya da aile içi ilişkiden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise, verilecek ceza bir yıldan az olamaz” şeklinde düzenlenmiş iken, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 61. maddesiyle;

“1 ) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

2 ) Suçun;

a ) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b ) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c ) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d ) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e ) Teşhir suretiyle,

İşlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz” şeklinde değiştirilmiştir.

Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünde taciz; “tedirgin etme, rahatsız etme veya sıkıntı verme” şeklinde tanımlanmıştır.

Maddenin gerekçesinde de; “mağdurun cinsel yönden ahlâk temizliğine aykırı olarak rahatsız edilmesi” biçiminde ifade edilen cinsel tacizin ne tür bir davranışla işlenebileceği hususunda kanunlarda açıklık bulunmamakla birlikte, öğreti ve yargısal kararlarda bu suçun; mağduru hedef almış, vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin ancak cinselliğine yönelen söz söyleme, mesaj ya da mektup gönderme, el hareketi yapma, öpücük atma, cinsel ilişki teklif etme, cinsel organını gösterme gibi eylemlerle gerçekleştirilebileceği kabul edilmektedir.

Cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup, failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından takdir edilecektir. Nitekim yargısal kararlarda; pencereye tırmanarak “seni kaçıracağım, beni içeri al, içeri gireceğim” demek, mağdura karşı çiçek koklamak, telefonla kısa aralıklarla arayıp; “evinin önündeyim, dışarı çık, seni maddi ve manevi tatmin edeceğim,” “seni seviyorum, evlenmek istiyorum,” mağdurun yüzüne; “seni ve aileni tanıyorum, arabaya bin, gideceğin yere bırakayım, sana kötülük yapmam” şeklinde sözler söylemek, “konuşmak ister misin, numarayı çaldır, istemezsen kimsenin haberi olmaz” içerikli mesajlar göndermek cinsel taciz olarak kabul edilmiştir.

Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temas bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir. Aksi takdirde cinsel taciz değil, hakaret, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçları gündeme gelebilecektir.

Uyuşmazlık konusunda isabetli bir hukuki çözüme ulaşılabilmesi için, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu üzerinde de durulmalıdır.


Cinsel Taciz Suçu ve Cezası

Ağustos 18, 2020 - Okuma süresi: 3 dakika

Cinsel taciz suçu, TCK md. 105’te düzenlenmiştir. TCK md. 105’e göre cinsel taciz suçunun cezası aşağıdaki gibidir:

1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur”.

(2) Suçun;

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e) Teşhir suretiyle,

işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Cinsel taciz suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası, belli koşullarda adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Cinsel taciz suçu nedeniyle verilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.

Erteleme, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Cinsel taciz suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.


Tecavüz eğilimleri olduğunu anlamış ve size baş vurarak yardım isteyen bir erkeğe nasıl yardım ediyorsunuz?

Ağustos 18, 2020 - Okuma süresi: 2 dakika

Prof. Dr. Şahika Yüksel: Yapılanın bir sorumluluk, bir suç, uygunsuz davranış olduğunu kabul etmeden kişinin değiştirilmesi mümkün değil. Sadece yakalandığı için, "aslında istemeden oldu" demek, bir değişim getirmiyor. Gerçekten bu durumdan rahatsız olan ve yakalanmadan başvuran çok az kişi var. Ama Türkiye'de pek yapılmayan bir şey, cinsel istismara başvuran kişilerin, hapis cezası gibi yasal yaptırımların yanı sıra rehabilitasyon imkanlarından yararlanması. Bütün insanların tedavi olma ve rehabilitasyon hakları da vardır. Hastalık olan durumları bir tarafa bırakıyorum; cinsel istismar gibi kötü alışkanlıkların tedavi edilmesi için, cinsel suç işleyenlere yönelik çalışmalar var dünyada. Cezasını çekmekteyken rehabilitasyon programından geçen mahkumların yeniden benzer suçları işleme oranı, böyle bir program uygulanmayan mahkumlara kıyasla çok daha düşük. Bu rehabilitasyon programlarının, özellikle ergenlik yaşında bu tür davranışlar gösteren kişilerde işe yaradığı görülüyor.

Bu arada şu konuya da değinmek isterim; hadım etmekten söz ediliyor. Her suçun, bir kanuni karşılığı vardır ve bu hukuk yoluyla belirlenir. Bir cezanın doktor eliyle verilmesi diye bir şey söz konusu olamaz. İdam cezası da insani birşey değildir. Biz bugün biliyoruz ki, ABD'de idam cezasının uygulandığı eyaletlerde suç oranları daha düşük oranda değil. Bunlar caydırıcı önlemler olmuyor. Ben bunu belli mevkilerdeki kişilerin halkı sindirme, susturma girişimleri olarak görüyorum. Yankı uyandıran her tecavüz vakasından sonra bu tür söylemler oluyor. Biz öç almaktan söz etmiyoruz. Biz toplumun cinsel istismardan, tecavüzden arınmasını ve mümkün olduğu kadar cinsel istismarın azalmasını istiyoruz.


Tecavüzcünün yetiştirilme biçimi ilerki yaşlarında ne kadar etkili veya belirleyici oluyor?

Ağustos 18, 2020 - Okuma süresi: ~1 dakika

Prof. Dr. Şahika Yüksel: Çocuklar egemen iktidar ilişkisine, egemen erkek değerlerine göre yetiştiriliyor. Erkeklere farklı bir yer verilmesi gerektiği öğretilen bir anne, kendi annesinin, babasına farklı davrandığı bir ortamdan geliyor. Kocasına daha farklı davranması, onun otoriter bir şekilde dediklerini, isteklerini yapması gerektiği öğretildiğinden, o da oğluna ve kızına farklı şeyler öğretiyor. Şunu çok iyi biliyoruz; anneleri şiddete maruz kalan kızların, evlendiklerinde ya da bir partnerleri olduğunda daha fazla şiddete uğrama riskleri var. Babaları annelerini döven erkek çocukların da erişkin olduklarında partnerlerine zarar verme olasılıkları artıyor. Babanın anneye sert davranması, ikincil vatandaş olarak yaklaşması, erkek ve kız çocukların sosyalleşmesinde çok belirleyici oluyor. Ailelerin içselleştirdiği egemen cinsiyetçi değerler bu duruma yol açıyor diyebiliriz.

Bu evrensel bir durumdur, bütün dünyada bu durum vardır denilebilir; evet bu doğrudur, ama mücadele edilmeye kalkıldığında durum farklı oluyor. Türkiye'de eğitim düzeyi herhalde son 5-10 yılda azalmadı, geriye gitmedi. Kadınların eğitimi her zaman daha düşüktü. Ama kadınlara, erkeklerle eşit yer verilmediği, politik anlamda defalarca çok net bir şekilde vurgulandı.


Cinsel tacize veya tecavüze uğramış genç bir kız, bir kadın, konuşmaya cesaret edebilirse ne yapabilir?

Ağustos 18, 2020 - Okuma süresi: ~1 dakika

Prof. Dr. Şahika Yüksel: Cinselliğin tabu, ayıp olarak görüldüğü, evlilik öncesi kadınlar için cinsel yakınlıkların günah, ayıp görüldüğü kültürlerde ortamlarda, cinsel saldırılar daha çok gizli kalır. Tecavüzcüler bunu bilir ve kadını, "senin yaptıklarını ailene söylerim" diye tehdit ederek, uygunsuz cinsel yaklaşımlarını tekrarlar. Hatta bu şantajlarla, başka arkadaşlarına da pazarlayabilir. Tecavüze uğramış kadınlar için adli başvuruda bulunmak bir yol. Psikososyal destek alabilir, yakın güvendikleri arkadaşlarına açıklayabilir. İyileşebilmenin, cinsel saldırının yaralarını temizleyebilmenin yolu, susmamaktan geçer.

Cinsel saldırı bedensel hastalıklara, cinsel yollarla bulaşan hastalıklara ve hamileliğe yol açabilir. Bu nedenle bedensel muayenenin kısa zamanda yapılması ve gerekli önlemlerin alınması gerekir.

Kısa ve uzun süre ruhsal sorunlar çıkabilir. Bunların sıklıkla bir süre devam edecek tedavisi gerekir. İdeal olan, cinsel saldırı sonrası merkezlerin olması ve tüm tıbbi desteğin tek yerde, dolaşmadan verilmesidir. Yakınların destek vermesi ve cinsel saldırıdan dolayı mağdur kadını suçlamaması, iyileşme ve yaraların sarılabilmesi için ön koşuldur. Partneri cinsel saldırı yaşamış olan bir erkek de zorluk yaşar ve psikososyal destek almalıdır.


Erkekler niye tecavüz eder? Arkasında ne gibi nedenler olabilir?

Ağustos 18, 2020 - Okuma süresi: ~1 dakika

Prof. Dr. Şahika Yüksel: Tecavüzü biz en ağır, en sorumsuz davranış olarak değerlendiriyoruz; bu doğru. Ama erkeklerin tecavüz eylemi, cinsel tecavüzden başlamıyor. Psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, kadınların haklarını hiçe saymak, ayrımcılık, bunların her birinin yapılmasının mübah olabildiği, normalleştirildiği durumlarda, tecavüze de sıra gelebiliyor. Yanı tecavüz ya da zarar verebilme potansiyeli daha yüksek durumlar söz konusu olabiliyor. Tecavüzü erkekler niye yapar? Erkekler, hormonal nedenlerle cinselliklerini kontrol edemezler diye birşey yok. Sokakta yürüyen bir erkek birdenbire bir kadına tecavüze girişmiyor. Uygunsuz bir davranış olduğunu bildikleri için bunu gizli, örtülü ve başkalarının duymayacağı şekilde yapmaya çalışıyorlar.

Tecavüz bir cinsel eylem değildir. Tecavüz bir saldırganlıktır. Yenmektir. Bir nesneyi, ki kadın da burada nesneleştirilmiş oluyor, elde etme, kazanma, iktidar sahibi olma gücünü gösterir. Ve bundan da zevk duyan insanlar olabilir.


Hakkımızda

Tacizvar.org sitesi sizlerin başınıza gelen tacizlere bir çözüm üretmek, süreç boyunca yanınızda destek olmak ve bu konuda başkalarının başına da benzer şeyler gelmesine engel olmak için oluşturulmuştur. Size rehberlik amacında kurulan bu sitede paylaşımlarınızı ispatlanabilecek şekilde ve kişilerin haklarını dikkate alarak yazmanızı, süreç sonrasında da tecrübelerinizi paylaşmaya önem vermelisiniz.