Taciz hikayeleri

72 gösterim
29 Nisan Genel kategorisinde misafir yazdı
ben istanbul'da yaşayan sıradan bir insanım. bir kadın olarak yaşadıklarıma gelirsek. sadece benim yaşadıklarımın sayısını bile hatırlamakta güçlük çekiyorum. ne kıyafetim ne tavırlarım ne de nasıl göründüğüm önemli bu noktada. çünkü ben ne giymiş olursam olayım, tavırlarım nasıl olursa olsun ve ne kadar güzel ya da çirkin olursam olayım gündelik hayatımda karşılaştığım cinsel tacizleri haklı çıkarmanın bir yolu yok!

ben size kendi hikayemi anlatacağım. sizden de yaşadıklarınızı paylaşmanızı istiyorum. hem de hepsini! mümkünse yer ve zaman da belirterek. çekinmeyin, utanmayın! bu sizin ayıbınız değil. her ne olursa olsun bu sizin suçunuz değil! ama susmak ve bunlar hiç yaşanmamış gibi davranmak! işte yanlışı meşrulaştırmanın en kısa yolu! yaşadıklarımızı günlük hayatın bir parçası olarak kabul etmemiz, sesimizi çıkarmamamız ve sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmamız gerçekten nihayetinde hiçbir şey olmamış gibi olmasına yol açıyor.

bu yaşadıklarımızı yurtdışında onbinlerce kadın da yaşıyor. bu sadece bizim ülkemize özgün bir sorun değil. ancak yurtdışında, özellikle gelişmiş ülkelerdeki kadınlar diğer kadınların ve erkeklerin, yani insanların böyle bir sorun olduğunun farkına varmaları ve tepki vermeleri için birleşiyor ve hikayelerini anlatıyor. susmayın! utanmayın! bu sizin ayıbınız değil!

sene 1992, 12 yaşındayım. okulumuz satranç öğretmeni tarafından tacize uğradım. benim dışımda 2 kızın da tacize uğradığını duydum. aileme anlattığımı hatırlıyorum ama nasıl anlattığımı bilmiyorum. tepki vermediler. satrancı bıraktım ve bir daha hayatım boyunca oynamadım. bundan yaklaşık 20 sene sonra başka bir anne baba satranç öğretmenine dava açarak 27 yıl hapis cezası almasını sağladı. ben sustum, onlar konuştu ve adalet yerini buldu.

bir arkadaşım okul döneminde okulumuzun ana binasında yapılan satranç dersi sırasında ilgili öğretmenin poposunu ellediğini söyledi. beraber dinlediğimiz diğer arkadaşım da şaşırarak beni de dudağımdan öptü dedi. güldüler çünkü ne olduğunu anlamış değillerdi. benim hissettiğim tek duygu ise korku ve utanma oldu. aradan bir süre geçtikten sonra haftasonu ders verdiği okulumuzun eski binasına gittim. çok fazla çocuk yoktu. satranç tahtaları küçük masalara yerleştirilmişti ve arkası olmayan döner sandalyelere oturarak çalışıyorduk. öğretmen arkamdan yaklaşarak hamlelerime müdahale etmeye ve bana bir şeyler öğretmeye başladı. sonra yakınlaştı ve şeyini sırtıma dayayarak beni kendisi ile masa arasına sıkıştırdı. duyduğum rahatsızlığı ve kilitlenmeyi unutmuyorum. söylediklerini dinlemiyordum. kulağımda bir uğultu vardı. anlamaya çalışıyordum ve hareketsizce gitmesini bekledim. günün sonunda eve dönmek için okuldan çıktığımda kapıda arabası ile beklediğini gördüm. bana beni evime bırakmayı teklif etti. arabaya bindim ve ön koltuğa yanına oturdum. oturduğum anda içimi kaplayın korkunun tarifi yok. arabayı çalıştırmadan hemen önce benim başka bir programım vardı unutmuşum hocam dedim ve kapıyı açıp koşmaya başladım. bir daha da kendisini hiç görmedim.

sene 1997, 17 yaşındayım. kadıköyde bir dershaneye gidiyorum. dershanenin çıkısında bahariye caddesine doğru kız arkadaşlarımla yürüyoruz. tam o sırada telefon kulubelerinin hemen arkasında bizimle aynı yaşlarda 3 erkek çocuk kaldırım duvarına oturmuş bize laf atmaya başlıyorlar. hava yağmurlu olduğu için ellerimizde şemsiyeler var. taciz dolayısıyla duraklıyoruz ve çok kalabalık olduğu için ilerlemekte güçlük çekiyoruz. tam ne yapmamız gerektiğine karar vermeye çalışırken ve "sus be!" gibi çocukça cevap verirken bir adam yanımdan hızla geçiyor ve ben o zaman pandik gerçekte ne demek anlıyorum ve yerimden zıplıyorum. birkaç milisaniye içinde saatler geçirdikten sonra arkadaşımın elinden şemsiyesini alarak adamın arkasından yokuş aşağı "orospu çocuğu" diye bağırarak koşmaya başlıyorum. çocukların arkamdan "valla bir şey demedim ya!" diye bağırdıklarını duyuyorum. ilk anda tepkimin onlara karşı olduğunu zannediyorlar. benim koştuğumu gören adam da koşmaya başlıyor ve yaklaşık 300 metre sonra ortadan kayboluyor. avazım çıktığı kadar bağırıyorum. bıyıklı, 40-50 yaşlarında, kısa boylu ve göbekli bir adam. hayatım boyunca yaşadığım o iğrenmeyi unutmuyorum. aynı anda iki farklı tacize maruz kaldığım gibi ben de adamın arkasından "orospu çocuğu" diye küfrederek farklı bir tacizin suçlusu oluyorum ister istemez. tabi işin bu kısmını yıllar sonra fark ettim.

sene 2009, 29 yaşındayım. taksimden bostancıya gitmek üzere sarı dolmuşlara biniyorum. yaz ayları ve gerçekten çok sıcak. üzerimde askılı bir body var ve güneş gözlüğü takıyorum. kapının hemen karşısındaki orta koltuğun tam ortasına oturuyorum. dolmuş şoförünün dikiz aynasının tam karşısındayım. şoför de güneş gözlüğü takıyor. yol boyunca şoförün göğüslerime baktığını fark ediyorum. bir kere de göz göze geliyoruz. ancak o sırada otobanda olduğumuz için bekliyorum. herhangi bir kazaya sebebiyet vermek istemiyorum. fenerbahçe stadının önüne geldiğimizde;
"- pardon bir sorun mu var?
- yok abla nasıl?
- hayır yol boyunca bana baktığınızı fark ettim. bir sorun olduğunu ancak konuşmakta güçlük çektiğinizi düşündüm. söylemek istediğiniz bir şey varsa lütfen söyleyin çekinmeyin.
- ben yola bakıyorum abla aynadan sen ehhh yok ehhh....
- yola bakmıyorsunuz sadece. sürekli olarak bana bakıyorsunuz, göz göze de geldik. bir derdiniz var sizin!?
- hayır hayır....
- o zaman o kalın kafanı kaldır ve yola konsantre ol!!!!!"
şoför kafasını öne çeviriyor. trafik açılıyor ve yola devam ederken arka koltukta oturan iki adamdan biri;
" - işte böyle seslerini çıkarsalar bunlar yavaş yavaş kaybolacak" diyerek bana destek çıkıyor. sonra iniyorum.

sene 2011, 31 yaşındayım. işe metrobüs ile giderken kalabalıktan müzdarip kendime orta kapının tam karşısında boş bir yer buluyorum zar zor ve sırtımı arkadaki koltuk demirlerine ve dayanma platfformuna yaslıyorum. arada metrobüs frene basınca bir an ileri kayıyorum sonra yeniden dayanıyorum arkaya ve bir süre sonra arkamda bir şeyin kıpırdadığını fark ediyorum. bir adam o boşlukta avcunu arkama denk gelen dayanma platformuna koymuş. biraz geç farkediyorum. irkelerek fırlıyorum olduğum yerden ve bağırmaya başlıyorum adamın kolunu tutup. adam ben kalp hastasıyım diyor! ben de o sinirle elimden çıkacak kazanın yol açabileceği kaosu düşünüyorum bir kaç saniyede, (nedense adama inanıyorum), ve "o zaman elini kolunu nereye koyduğuna dikkat et ve benden uzak dur!" diye bağırıyorum. biraz sonra hepimiz iniyoruz metrobüsten.

sene 2012, 32 yaşındayım. metro çıkışında yürüyen merdivenlerden yukarı taksime çıkıyoruz. sırtımda çanta ve ellerimde torbalar var. arkamda, üzerinde bir sürtünme hissediyorum. sanki birinin çantası bana çarpıyor gibi geliyor ve arkamı döndüğümde 19 yaşlarında bir gencin ellediğini fark ediyorum. çığlık çığlığa çocuğun kolundan tutarak tehditler savuruyorum ve sürükleyerek güvenlik odasına götürüyorum. güvenlik görevlileri çocuğun kimliğini alıyorlar ve bana şikayetçi olup olmadığımı soruyorlar. şikayetçiyim dediğimde ise karakola gitmeyi teklif ediyorlar. ancak ben o sırada bir iş görüşmesine gidiyorum ve bu benim için o kadar önemli ki kaçırmak ya da ertelemek gibi bir alternatifim yokmuş gibi geliyor o anda. gelemem acil bir yere yetişmem lazım diyorum. görevli bu durumda çocuğu bırakmak zorunda olduğunu söylüyor. ağlamaya başlıyorum ve çocuğa "ya senin kardeşin olsaydım, annen olsaydım. biz insanız aynı şehirde huzur içinde yaşamaktan başka derdi olmayan insanlarız. bunu neden yapıyorsun!" diyorum ve odadan çıkarak görüşme yapacağım yere yönleniyorum az önce hiçbir şey olmamış gibi.

bu hikayelerin arasında laf ile ellemek suretiyle farklı tacizlere de maruz kaldım. hepsinin ayrıntısını hatırlamıyorum. adı üstünde, bunlar günlük hayatta başımıza gelen cinsel tacizler. sürekli olarak karşı karşıya kaldıklarımız. üzerimizde ne olursa olsun, kim olursak olalım, nasıl görünürsek görünelim. bunları biz hergün yaşıyoruz. farkında mısınız?

Cevabınız

Adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
Spam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.

İlgili tacizler

0 cevap 30 gösterim
29 Nisan Taşıma kategorisinde Selim yazdı
0 cevap 104 gösterim
17 Mart Sokak Tacizi kategorisinde Leyla yazdı
0 cevap 13 gösterim
4 Mayıs Okul kategorisinde Özlem yazdı
0 cevap 12 gösterim
0 cevap 21 gösterim
25 Nisan Taşıma kategorisinde Admin (12,970 puan) yazdı

Taciz var sitesi sizlere uğradığınız tacizlerin diğer üyelerimiz tarafından cevaplanması ve çözülmesi için bir ortam sağlar. Bu konuda dayanışma içinde olarak ne yapmanız gerektiği konusunda rehberlik eder.

Hikayenizi paylaşarak dünyaya cinsiyetçiliğin var olduğunu, kadınlar tarafından hergün karşı karşıya kalındığını ve tartışılması gereken meşru bir sorun olduğunu gösteriyorsunuz.
Teşekkür ederiz.
Sitemizde yazılan tacizlere rehberlik ve danışmanlık yapacak psikolog, rehber, sosyolog, avukat, pedagog veya bu süreçte yardım etmeye gönüllü aktivist arkadaşlara ihtiyaç duymaktayız. Lütfen üye olduktan sonra yardım etme talebini Admin kullanıcısına mesaj olarak iletiniz. Burası ancak dayanışma içinde işe yarar bunu unutmayınız.

118 taciz

46 cevap

0 yorum

5 üye

...